DIŞ BASIN BİRLİĞİ ANTALYA’DA
AB EĞİTİM SEMİNERİNDE TEMSİL EDİLDİ
 



TANPINAR: “Avrupalı samimi olmaz, teoride mutabık kaldığını uygulayamazsa, Avrupa bir mozaikler alanı değil bir erime alanı haline gelir”

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık, AB Genel Sekreterliği, geçtiğimiz hafta sonu "Medya Mensupları İçin AB Semineri" düzenledi. Açılış konuşmasını TC Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın yaptığı seminerde KKTC medyasını Dış Basın Birliği Başkanı Fevzi Tanpınar temsil etti.

TC Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nin (ABGS) Antalya Dedeman Oteli'nde düzenlediği "Medya Mensupları için AB Semineri"nin açılışını, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış yaptı. Bağış konuşmasında, "Türkiye'nin AB sürecinin, bu ülkenin tüm farklı renklerinin buluşabileceği ender platformlardan biri" olduğunu söyledi. 

"AB üyeligi sürecini hala algılamakta zorluk çeken, korkan, endişe duyan vatandaşlar, siyasiler bulunduğunu" belirten Bağış, bu korkuları ortadan kaldırmak için medya mensuplarının katkısının önemine değindi..

"Medya Mensupları İçin AB Semineri"nde, gazetecilerin de aralarında bulunduğu uzmanlar,  akademisyenler ve ABGS yetkilileri, Avrupa Birliği süreciyle ilgili panellerde söz aldı. Seminere, Türkiye'nin farklı illerden 50'den fazla basın mensubu, Türkiye basını dışından sadece KKTC Dış Basın Birliği Başkanı Fevzi Tanpınar katıldı.

Tanpınar AB ve Kıbrıs sorunu konusunda görüşlerini seminere katılan siyasetçi, akademisyen ve basın mensuplarıyla paylaştı. Tanpınar, Avrupalı’nın samimi olması gerektiğini, Avrupa alanının bir erime alanı değil, bir mozaikler alanı olması gerektiğini söyleyerek, “Avrupa teorisi başka, pratikte yaşananlar başka. Maalesef Kıbrıs’a, Yunanistan’a, Almanya’ya, Bulgaristan’a ve daha birçok ülkeye baktığımızda Türk olmanın, müslüman olmanın oralarda çoğunluk tarafından hoş karşılanmadığını görmekteyiz. Bu nedenle de AB’nin Türkiye’nin üyelik sürecinde de sürekli kılı kırk yaran olumsuz tavrıyla karşılaşılmaktadır” dedi.

Her ne olursa olsun AB alanında yaratılan yaşam standartlarının, kriterlerinin hem Türkiye’de, hem de KKTC’de sağlanması gerektiğini de vurgulayan Tanpınar, “AB verdiği sözleri tutmadı. Bu nedenle Kıbrıs Türk Halkı olarak büyük hayal kırıklıkları yaşadık. Ancak AB kriterlerini başkaları için değil kendimiz, geleceğimiz için yapmalı ve yaparken de örf, adet, gelenek ve ulusal değerlerin sanıldığı gibi erozyona uğratılmadan yapılabildiğini de göstererek yapabilmeliyiz. Ayrıca Türkiye AB’nin neresinde olacaksa da eşzamanlı olarak KKTC’nin de her zaman o noktada olacağını herkes kabullenmeli” dedi. 

Seminerin kapanış konuşmasını, Avrupa Parlamentosu Eski Başkanı Avrupa Hareketi Başkanı Pat Cox yaptı. Cox, “İrlandalı bir Avrupalı olarak, AB üyesi olduğum zaman kendimi daha da fazla İrlandalı hissettiğimi söyleyebilirim” diyerek, “Kimlikle ilgili, diğerine, ötekine saygıdan bahsediliyor. Ötekine saygı duymak, kendinize saygı duymamak anlamına asla gelmez.” dedi. Bunun pazarlığının yapılamayacağını vurgulayan Pat Cox, “Türk Avrupalı olmak Türklükten vazgeçmek demen değildir ve de olamaz” dedi. Kıbrıs meselesinin, Türkiye'nin tekyanlı olarak çözebileceği bir sorun olmadığını da vurgulayan Cox, “Ancak Türkiye olmadan da bu sorun çözülemez” dedi.